DolphinMed Polikliniği’nde uygulanan Karbon Peeling, Q-Switch lazer teknolojisi ile karbon solüsyonunun gücünü birleştiren yenilikçi bir cilt yenileme yöntemidir. Ciltteki yağ dengesini normalize eden, gözenekleri minimize eden ve ton eşitsizliklerini gideren bu uygulama, cerrahi müdahale olmaksızın pürüzsüz bir görünüm elde etmenizi sağlar.
DolphinMed klinik protokollerinde önemli bir yer tutan Karbon Peeling, özellikle genişlemiş gözenekler, aktif akne sorunları ve yüzeysel lekelerin tedavisinde yüksek başarı oranına sahiptir. İşlem süreci, cilde özel bir karbon maskesinin uygulanmasıyla başlar. Bu maske, lazer atışları yapılana kadar gözeneklerin içine nüfuz ederek yağ ve kir birikintilerini hapseder. Q-Switch lazer atışları karbon partikülleriyle etkileşime girdiğinde, karbonun ani bir şekilde buharlaşmasını sağlar. Bu mikro patlamalar, gözenek içindeki kalıntıları temizlerken aynı zamanda cildin üst tabakasındaki ölü hücreleri de nazikçe uzaklaştırır.
Karbon Peeling uygulamasının yarattığı termal etki, cildin alt katmanlarında kolajen ve elastin üretimini de tetiklemektedir. Bu durum, cildin sadece temizlenmesini değil, aynı zamanda sıkılaşarak daha diri bir form kazanmasını da sağlar. Her mevsim uygulanabilen ve sosyal hayata ara vermeyi gerektirmeyen bu yöntem, porselen cilt bakımı olarak da adlandırılır. DolphinMed uzman hekimleri tarafından yönetilen bu süreçte, lazerin dalga boyu ve enerji düzeyi hastanın cilt tipine göre hassas bir şekilde ayarlanarak maksimum verim hedeflenir. Karbon Peeling işleminin en büyük avantajlarından biri, cildin bariyerine zarar vermeden hücresel yenilenmeyi tetiklemesidir.
Genişlemiş gözenek yapısının lazer enerjisiyle daraltılması ve cildin daha pürüzsüz görünmesi.
Güneş lekeleri ve pigmentasyon bozukluklarının giderilerek cilt renginin eşitlenmesi.
Sebum üretiminin dengelenmesi ve sivilce oluşumuna neden olan bakterilerin baskılanması.
Ölü dokuların arındırılmasıyla cilde doğal bir ışıltı kazandırılması.
Tek bir seans sonrasında bile ciltteki parlaklık ve temizlik fark edilir. Ancak lekelerin tedavisi ve gözeneklerin kalıcı olarak sıkılaşması için genellikle 15-21 gün arayla 4 ila 6 seanslık bir kür planlanması önerilir. Seans sayıları, cildin deformasyon derecesine ve verilecek yanıta göre uzmanlarımızca kişiye özel olarak güncellenir.
Karbon Peeling, hastalarımız tarafından son derece konforlu bulunan bir işlemdir. Lazer atışları sırasında sadece hafif bir çıtırtı sesi ve ciltte ılıma hissi oluşur. Herhangi bir anestezi gerektirmeyen bu prosedür, ağrısız ve oldukça hızlı bir şekilde tamamlanmaktadır. Hastalarımız işlem boyunca herhangi bir rahatsızlık duymazlar.
Klasik kimyasal peeling yöntemlerinin aksine Karbon Peeling sonrasında ciltte agresif bir soyulma, yara veya kabuklanma oluşmaz. İşlemden hemen sonra hafif bir pembeleşme görülebilir ancak bu durum birkaç saat içinde kendiliğinden geçer. Hastalarımız işlem biter bitmez sosyal hayatlarına ve makyaj rutinlerine tamamen geri dönebilirler.
Bu yöntemin en büyük avantajlarından biri, güneşin yoğun olduğu yaz ayları da dahil olmak üzere dört mevsim güvenle uygulanabilmesidir. Cildin üst tabakasını soymadığı, sadece biyolojik bir yenilenme başlattığı için lazer sonrası hassasiyet riski oldukça düşüktür. Yine de işlem sonrası yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanımı ihmal edilmemelidir.
Düzenli bir kür sonrası elde edilen sonuçlar dokuda uzun sürelidir. Ancak cildin doğal yağlanma süreci ve çevresel faktörler devam ettiği için, sağlanan pürüzsüzlüğün korunması amacıyla 6 ayda bir tek seanslık hatırlatma bakımları yaptırılması tavsiye edilir. Bu uygulama, cildin daima taze, arınmış ve canlı kalmasını sağlayan en etkili klinik yöntemlerden biridir.
Karbon Peeling protokollerimiz ve size özel tedavi planlaması için uzman ekibimizle iletişim hattımız üzerinden görüşebilirsiniz.